ŞİRKETLERDE YETKİ DEVRİ NEDEN YAPILMALIDIR ?

 

1. YETKİ DEVRİ NEDİR?

a. Şirketlerde yönetim ve temsil yetkisi; anonim şirketlerde 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun ("TTK") 365. Maddesine göre yönetim kurulunca, limited şirketlerde ise aynı kanunun 623.maddesine göre müdür veya müdürler kurulunca yerine getirilmektedir.

 

b. AŞ'de Yönetim Kurulu, Ltd.Şti.'de ise Müdürler Kurulu ise bu yönetim ve temsil yetkisini, aşağıda izah edilecek olan şartların gerçekleşmesi halinde bir veya birkaç Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devredebilmektedir.

 

c. Bahsi geçen devir ‘'yetki devri'' olarak anılmakta olup "yönetim yetkisinin devri" ve "temsil yetkisinin devri" olarak iki ayrı kavram şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu kapsamda Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu sahip olduğu şirketi sevk ve idare görevini kendisi kullanabileceği gibi, yetkilerini mevzuatın izin verdiği ölçüde devredip bir gözetim organı olarak da çalışabilir.

 

d. Yönetim yetkisinin devri, Yönetim Kurulunun/Müdürler Kurulunun esas sözleşmede hüküm bulunması kaydıyla, düzenleyeceği bir iç yönerge ile gerçekleşmekte ve Yönetim Kuruluna/Müdürler Kuruluna yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devredebilme imkanı tanımaktadır.

 

e. Fakat Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu, tüm yetki ve görevlerini devretme yetkisine sahip değildir. Yönetim Kurulunun/Müdürler Kurulunun devredilemeyecek yetkileri öncelikle TTK 375. maddesi ile belirlenmiştir. Bununla birlikte şirket esas sözleşmesine hüküm konulması kaydı ile Yönetim Kuruluna/Müdürler Kuruluna devredilemez yeni yetkiler ihdas edilebilir. Bu hususlar "Yetki Devri Hangi Konularda Yapılamaz?" başlığı altında detaylandırılacaktır.

 

f. Temsil yetkisinin devri ise yönetim yetkisinin devri ile aynı usuli yollardan geçerek yapılabilmekte olup yönetim yetkisinden en önemli farkı, devrin;

 

  • Anonim şirketler için; Yönetim Kurulu üyeleri haricindeki gerçek veya tüzel kişilere yapılması durumunda,bu kişi veya kişiler ile birlikte mutlaka en az bir yönetim kurulu üyesinin de temsil hakkını elinde bulundurma zorunluluğu,

 

  • Limited şirketler için ise; Müdürler Kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla müdüre yahut üçüncü kişilere devredebilmekte ve bu kişi veya kişiler ile birlikte mutlaka en az bir şirket ortağının da temsil hakkını elinde bulundurma zorunluluğunu gerektirmesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

g. Önemle belirtmek isteriz ki, yönetim ve temsil yetkisinin devri uygulamada bir bütün olarak değerlendirilir. Zira temsil yetkisinin verilmediği bir yönetim yetkisinin etkinliği olmayacaktır. Aynı zamanda şirketin amaçladığı kaliteli, vizyonlu ve risklerin minimize edildiği bir yönetim uygulaması gerçekleşemeyecektir. Bu nedenle de yönetim yetkisinin devredildiği hallerde temsil yetkisinin de devredilmesinin gerekliliği alınan kararların icrası için en uygun yöntemtir.

 

h. Yetki devri ile yetkilendirilen kişiler, bu yetki Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu üyelerinden biri veya birilerine devredilmiş ise artık mevzuat gereği bu üye ‘'murahhas üye''; üçüncü kişi veya kişilere devredilmiş ise bu kişi ‘'murahhas müdür'' olarak anılacaktır.  

 

2. YETKİ DEVRİ NİÇİN YAPILMALIDIR?

a. Şirketlerde yönetim yetkilerinin devri, şirketin doğru ve etkili kararlar alabilmesi açısından son derece gerekli bir uygulamadır. Hiç kuşkusuz her şirket büyümeyi, gelişmeyi arzular. Bunun için de şirketlerde profesyonel/kurumsal bir yönetim gerekmektedir. Dolayısıyla şirketlerin faaliyet alanlarına göre uzman kişilerce yönetilmesi elzemdir.

 

b. Kurumsal yönetim ilkeleri bağlamında, Yönetim Kurulunun/Müdürler Kurulunun yönetimden gerçek anlamda bağımsızlaşabilmesi (icra ve kontrol işlevinin ayrışması) ve yönetimin şeffaf, adil, sorumluluk ilkelerine uygun ve hesap verilebilir bir yönetime sahip olması için yetki devri önemli bir araçtır.

 

c. Bu bağlamda Yönetim Kurulunun/Müdürler Kurulunun yönetim ve temsil yetkisini devretmesi hem ticari hem de hukuki bir ihtiyaçtır. Şirketlerin hızlı, etkin ve yetkin kararlar almasını sağlamak için söz konusu yetki devrinin yapılması büyük önem arz etmektedir. Ayrıca yetki devri, yine şirketin uzmanlık gerektiren konularda daha nitelikli kararlar alabilmesini de kolaylaştıracaktır.

 

d. Yetki devrinin sağladığı bir diğer imkan ise, yönetim ve temsil yetkisinin devri usulüne uygun ve genel gözetim yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmeyecek şekilde yapılmış ise diğer Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu üyelerinin yetkinin devredildiği murahhas üye ve/veya murahhas müdürün gerçekleştirdiği hukuka aykırılıklardan sorumlu olmamasıdır. Söz konusu sorumsuzluğun detayları ise ‘'Yetki Devrinin Sağladığı Avantajlar ve Hukuki Güvenlikler Nelerdir?'' başlığı altında detaylandırılacaktır.

 

3. YETKİ DEVRİ HANGİ KONULARDA YAPILAMAZ?

a. Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu tüm yetki ve görevlerini devretme yetkisini haiz değildir. Yönetim Kurulu/ Müdürler Kurulu'nun gerek kanunlarda gerekse esas sözleşme hükümleri çerçevesinde devredilemeyecek birtakım görev ve yetkileri bulunmaktadır.

 

b. Bu kapsamda öncelikli olarak TTK 375. ve TTK 625. Maddelerine göre devredilemez görev ve yetkilere bakmak gerekmektedir. Söz konusu kanun maddesi gereğince Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu:

  • Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi,
  • Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi,
  • Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama için gerekli düzenin kurulması,
  • Müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmaları,
  • Yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi,
  • Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi,
  • Borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması,
  • Küçük limited şirketler hariç, risklerin erken teşhisi ve yönetimi komitesinin kurulması,

yetki ve görevlerini devredemeyecektir.

 

c. Ayrıca Yönetim Kurulunun kanunda yer alan ve esas sözleşmede düzenlenebilecek olan başka devredilmez yetkileri de mevcuttur. Özellikle TTK'da düzenlenen; şirketlerde birleşme raporunun hazırlanması, şirketlerde bölünme raporunun hazırlanması, şirketin tür değiştirmesi halinde tür değiştirme planının hazırlanması, şirketin hâkim ve bağlı şirketlerle ilişkileri hakkında bir raporun hazırlanması, şirketin feshine ilişkin istemde bulunma, genel kurul kararlarının iptali davası açılması, sermaye arttırmına ilişkin beyan sunma haklarının kullanılması da münhasıran yönetim kuruluna tanınmış ve devredilmesinin mümkün olmayan görev ve yetkilerdendir.

 

d. Sonuç itibarıyla başta TTK m. 375 hükmü olmak üzere, TTK'nın diğer hükümlerinde veya özel kanunlarda yönetim kuruluna ait olduğu açıkça belirtilen veya işin niteliği gereği böyle olduğu anlaşılan konulara -özellikle kurul halinde yerine getirmekle yükümlü tutulduğu hallere- ilişkin görev ve yetkilerin ve ayrıca esas sözleşmede devredilemeyecek yetkiler belirtilmiş ise bu yetkilerin devri mümkün değildir. Şirketce talep edilen yetki devrinin mahiyetine göre bu hususun devredilip devredilemeyeceği özel olarak incelenmelidir.

 

4. YETKİ DEVRİ HANGİ KONULARDA YAPILABİLİR?

a. Yetki devrine ilişkin TTK gereğince Yönetim Kuruluna/Müdürler Kuruluna serbesti tanınmamış olup yukarıda bahsi geçen devredilemez görev ve yetkiler, Yönetim Kuruluna/Müdürler Kuruluna ait olduğu açıkça belirtilen ve işin niteliği gereği devredilemeyeceği anlaşılan yetkiler dışındaki hallerde Yönetim Kuruluna/Müdürler Kuruluna yetki devri yapabilme imkanı sağlanmıştır.

 

b. Bu kapsamda özellikle uzmanlık gerektiren teknik konularda örneğin insan kaynakları, muhasebe ve mali işler, pazarlama ve satış, bilgi işlem, kalite kontrol, araştırma ve geliştirme gibi şirkete ilişkin faaliyetler bazı bölümlere ayrılabilmekte ve bu hususlara dair yönetim yetkisi tamamen ya da kısmen devredilebilmektedir.

 

c. Yine şirketi borç ve taahhüt altına sokacak her türlü işlemlerde bulunma, sözleşme düzenleme ve buna ilişkin evrakı tanzim ve imza etme, gerektiğinde feshetme, tahkim, sulh ve ibra belgeleri, kefaletnameler tanzim ve imza etme, yurtiçi ve yurtdışındaki tüm resmi daireler, bakanlıklar, bakanlıklara bağlı kurumlar, özel kurumlar ve özel şahıslarla yapılacak yazışma, dilekçe, beyanname, ihtarname, ibraname ve her türlü belgeleri tanzim, imza, tebliğ ve tebellüğ etme, işbu değer dâhilinde her türlü ödemeleri yapma, banka işlemleri kapsamında münhasıran hesaplardan para çekme,  havale ve EFT yapma, çek keşide etme, emre yazılı senetler düzenleme ve imzalama, ciro etme gibi her şirketin ihtiyacına göre arttırılabilecek örnekler ile yetki ve temsil devri yapılabilmektedir.

 

5. YETKİ DEVRİ NASIL YAPILIR?

a. Yetki devrinin yapılabilmesi için öncelikle şirket esas sözleşmesinde yönetim ve temsil yetkisinin devrine imkan veren bir maddenin bulunması gerekmektedir. Söz konusu madde, esas sözleşmede mevcut değil ise öncelikle genel kurul kararı ile ilgili maddenin esas sözleşmeye eklenmesi gerekmektedir.

 

b. Akabinde esas sözleşmeye dayalı olarak Yönetim Kurulunun/Müdürler Kurulunun yetki devrini öngören yazılı şekilde düzenlenmiş tarih ve sayısı olan bir iç yönerge, Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu tarafından hazırlanmalı ve yine Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu kararı ile kabul edilmelidir. Bu iç yönerge ile; şirketin organizasyon şeması, hangi birimin hangi işlerle görevli olduğu, hangi şartlar altında ve hangi konularda imzaya yetkili olunacağı gruplamalar ile belirlenmelidir.

 

c. Bu iç yönergede yetkililer arasındaki hiyerarşik yapının şirketin organizasyon şemasına uygun olarak açıkça belirlenmesi gerekir. Ayrıntılı bir şekilde açıklamak gerekirse iç yönergede; şirket yönetiminde yer alan tüm birimlerin belirlenmesi, bu birimler arasındaki hiyerarşik ilişkinin tespit edilmesi ve karar alma süreçlerinin açıklanması gerekir. Fakat söz konusu iç yönergede kişi isimlerine yer verilmemelidir. Zira iç yönerge, şirketin yönetim ve temsil aşamalarının genelini düzenleyen kurallar bütünüdür.

 

d. İç Yönergenin belirlendiği Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu kararı, noterde onaylanması akabinde ilgili sicil müdürlüğü nezdinde tescil ve ilan edilecektir.

 

e. Bahsi geçen iç yönerge ile belirlenen makamlara ve imza gruplarına kişi atamaları için yeni bir Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu Kararı alınmalıdır.  Bu karar da noterde onaylanması akabinde ilgili sicil müdürlüğü nezdinde tescil ve ilan edilecektir.

 

f. Tescil ve ilan işlemlerinin tamamlanması akabinde yönetime ve temsile yetkili kişilerin imzalarını içeren imza sirküleri noter aracılığı ile düzenlenecektir. Bu aşamadan sonra ise ilgili kişiler iç yönergeye istinaden düzenlenen imza sürkülerine göre işlemleri yürütebilecektir.

 

g. Önemle berlitmek isteriz ki, yukarıda ifade edilen süreçlerin tamamlanmasından itibaren, iç yönergede herhangi bir değişiklik yapılması ve/veya ilaveler yapılacak olması durumunda; ayrı tarih ve sayı ile yeni bir iç yönerge düzenlenmeli ve hemen yukarıdaki prosedür tekrar izlenmelidir.

 

6. YETKİ DEVRİNİN SAĞLADIĞI AVANTAJLAR VE HUKUKİ GÜVENLİKLER NELERDİR?

a. Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu, yönetim yetkisini kısmen veya tamamen bir veya birkaç Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devredebilmektedir. Eğer yetkiler kısmen devredilmiş ise, yönetim yetkilerinin bir kısmını murahhaslar diğer kısmını ise Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu kullanmaya devam edecektir. Fakat yetkiler tamamen devredilmiş ise, o takdirde Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu sadece devredilemez yönetim yetkilerini kullanabilecektir.

 

b. Yetki devri ile devredenin yetki alanı daralırken, devralan kendine bir yetki alanı oluşturur veya var olan yetki alanını genişletir. Murahhas üye ve müdürler kendilerine tevdi edilen yetkileri bağımsız olarak kullanacak ve bu yetkilerin kullanılmasından doğan sorumluluk da kendilerine ait olacaktır.

 

c. Dolayısıyla, herhangi bir konuda usulüne uygun yetkilendirilmiş bir yöneticinin hukuka aykırı işlemlerinden ilgili konuda yetki ve görevi bulunmayan Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu üyelerinin sorumlu olması söz konusu olmayacaktır.

 

d. Keza TTK 553/2. fıkrası gereğince kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir yetkiyi başkasına devreden Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu üyelerinin, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen gösterdikleri sürece, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu tutulamayacakları hüküm altına alınmıştır.

 

e. İlgili madde gereğince Yönetim Kurulu/Müdürler Kurulu üyelerinin yetki devri yapılan kişilerin seçiminde gerekli özeni gösterdikleri esas olarak kabul edilmekte olup Yönetim Kurulunun/Müdürler Kurulunun yetki devri yapılan kişilerin fiilerinden sorumlu olabilmesi için özen yükümlülüklerini ihlal ettiklerinin ispatlanması gerekmektedir.

 

f. Bu kapsamda kurulun yetki devrinde bulunacağı kişilerin bağımsız, karar almada tarafsız ve farklı bakış açıları kazandırabilecek, alınacak kararlara katma değer sağlayabilecek nitelikte olmaları son derece önemlidir.

 

g. Yönetim yetkisinin devredileceği kişilerin gerekli bilgi ve deneyime sahip, alanlarında uzman, görüşlerini açık ve net bir biçimde ifade edebilen, yapıcı kişiler olması iyi ve etkin bir yönetim yapısı için önem arz etmektedir. Bu şekilde profesyonel yönetici rollerinin ortaya çıkmasıyla birlikte şirketler, etkin bir karar alma mekanizmasına sahip olmayı temelde hedefler ve yetkilendirilen kişilerin bu özelliklere sahip olması Yönetim Kurulunca/Müdürler Kurulunca yapılan atamada gerekli özenin gösterildiğine örnek teşkil etmektedir.

 

h. Kanunda belirtilen şartlara uygun bir şekilde gerçekleşen yetki devri ile Yönetim Kurulunun/Müdürler Kurulunun sorumluluğunun sınırı bu yetki kapsamında daralacak ve oluşabilecek hukuka aykırılıklardan sorumlulukları ortadan kalkacaktır. 01.11.2021

 

Av. Kerim ALTINTAŞ & Av. Melis ERDİNÇ

 

HABER ARŞİVİ İÇİN TIKLAYINIZ