İŞ HUKUKUNDA REKABET YASAĞI VE SIR SAKLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ İLE İŞ SIRRININ KORUNMASI

1. İŞÇİNİN SADAKAT BORCU NEDİR?

 

İş sözleşmesi, karşılıklı güven esasına dayanmaktadır. İş sözleşmesinin karşılıklı güven ilişkisine dayanması da işçinin sadakatle davranması gereğini ortaya çıkarmaktadır. Bu bağlamda işçi, iş görme borcunu işverene karşı sadakatle yerine getirmeli, işverenin ekonomik faaliyetlerini korumalı ve işverene zarar verebilecek hareketlerden kaçınmalıdır. İş sırrının korunması ve rekabet yasağı hususları, işçinin işverene karşı olan sadakat borcunun doğal bir sonucudur.


2. İŞÇİNİN SADAKAT BORCU SINIRSIZ MIDIR? SINIRLARI NELERDİR?

 

a. İşçinin sadakat borcu olarak nitelendirilebilecek bu yükümün sonsuz olduğunu düşünmemek gerekir. Bu kapsamda sınırı işverenin haklı menfaati oluşturmaktadır. Ancak haklı menfaatin bulunduğu her durumda da işçinin sadakat borcunun mevcut olduğu söylenemez. Zira ölçülülük ilkesi çerçevesinde işçinin, işverenin haklı menfaati karşısında daha üstün derecede bir menfaatinin bulunması halinde artık sadakat borcuna uyma yükümünün olmadığı kabul edilmelidir. Örneğin işçinin ekonomik olarak hayatını idame ettiremeyecek olması durumunda sadakat borcunun varlığından bahsedilemeyecektir.

 

b. Sadakat borcunun işçinin düşüncesini açıklama özgürlüğüne de etkisi bulunmaktadır. İşçi düşünce özgürlüğünü, işverenin düzenini bozacak veya işletmesine zarar verecek ya da ciddi tehlikeye sokacak şekilde kullanamaz. Ancak işçinin bu özgürlüğünün keyfi olan sınırlamalara tabi tutulması da hukuka aykırı olacaktır.

 

c. İşçinin saklamakla yükümlü bulunduğu bir sırrı kamu makamlarına açıklamakla mükellef tutulması halinde ise artık sır saklama yükümünden bahsedilemeyecektir. Örneğin yargılama makamına ifade edilen sırların açıklanması sır saklama borcu içerisinde değerlendirilemeyecektir. Aynı şekilde işçinin işyerinde gördüğü suç sayılan hukuka aykırı bir durumu adli ya da idari makamlara ihbar etmesi sadakat borcuna aykırılık oluşturmaz.


3. İŞÇİNİN SADAKAT BORCUNUN KAPSAMI NELERDİR?


a. Sadakat borcunun kapsamı iş ve toplu iş sözleşmelerine hüküm konularak belirlenebilecektir. Eğer bu yok ise, kapsam belirlenirken iyi niyet kuralları ya da yerel örf ve adetler gözetilerek karar verilebilecektir.


4. İŞ SIRRI NEDİR?

 

a. İşçinin sır saklama borcu ve rekabet yasağına değinmeden önce iş sırrının mahiyetini anlamak gerekmektedir. Bu kapsamda iş sırrı;


• İş veya işyeri ile ilgili bulunan,
• Üçüncü kişiler tarafından bilinmeyen,
• Kamuya mal olmamış ve aleniyet kazanmamış,
• Ancak işyerinde çalışan kişi ve/veya kişilerce bilinebilen,
• İşverenin de başkaları tarafından öğrenilmesini istemediği,
• Saklı kalmasında haklı bir menfaatinin bulunduğu,
• Basitçe ve kolayca öğrenilemeyecek her türlü bilgidir.

 

b. Sır mahiyetindeki bilginin patent, buluş veyahut marka olarak tescil edilmesi gerekmez. Ayrıca sır konusu olan bilginin, hukuka, genel ahlaka ve kamu kurallarına aykırı olmaması gerekir.

 

5. İŞÇİNİN SIR SAKLAMA BORCU NEDİR?

 

a. İşçinin sadakat borcunun en önemli sonuçlarından birisi sır saklama borcudur. Bu kapsamda işçi; iş sırlarını, işverenin mesleki ya da ticari sırlarını saklamak ve üçüncü kişilerle paylaşmamakla yükümlüdür.

 

b. İşçi, iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullanamaz veya başkalarına açıklayamaz.

 

c. Bir bilginin sır saklama borcu kapsamında ele alınabilmesi için, işçinin edindiği bilgilerin sır niteliğinde olduğunun bilincinde olması gerekmektedir.

 

6. İŞÇİNİN SIR SAKLAMA BORCU NE ZAMAN SONA ERER?

 

a. Taraflar arasındaki iş ilişkisinin sona ermesinden sonra, eski işçinin önceden öğrendiği iş sırlarını iş ilişkisi sonrası saklamak zorunda olması ancak tarafların bu hususu açıkça kararlaştırmış olması ya da açıkça dürüstlük kurallarına aykırı olan hallerde mümkün olacaktır. Yani sırların korunmasına ilişkin yazılı bir anlaşma olmasa dahi, dürüstlük kurallarına aykırı olan hallerde, iş sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin sır saklama yükümlülüğü devam etmektedir. Örneğin, işçinin sır saklama yükümlülüğüne aykırı olarak işvereni ekonomik anlamda acze düşürecek sırları açıklaması dürüstlük kurallarına aykırılık oluşturmaktadır.

 

b. Aynı zamanda TBK m. 396 uyarınca işverenin haklı menfaatlerinin korunması için gerekli gördüğü ölçüde işçi, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da sır saklamakla yükümlüdür. İşveren, korunmaya değer haklı bir menfaatinin bulunduğunu ispat etmekle yükümlüdür. Örneğin, işçi işverenin üretim sırlarına ilişkin bilgilerini iş akdi sona erdikten sonra da korumakla yükümlüdür.

 

c. Sır saklama yükümlülüğüne dair genel düzenlemelerin yanı sıra özel kanunlarda yer alan düzenlemeler de bulunmaktadır. Bu kanunlardan biri 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'dur. İşçiler veri sorumlusu bünyesinde görevlerini yerine getirirken veri sorumlusu adına veya veri sorumlusundan aldığı yetki ile kişisel verileri işleyebilmekte, aktarabilmektedir. 6698 Sayılı Kanunun 12/4. maddesi ise "Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder." hükmüne havidir. Bu kapsamda işçilerin iş sırrı kapsamında elde ettikleri kişisel verileri (örneğin müşteri datası) sır saklama yükümlülüğüne bağlı olarak saklamaları ve üçüncü kişilerle paylaşmamaları, işten ayrılmaları akabinde dahi devam etmektedir.


7. İŞÇİNİN SIR SAKLAMA BORCUNU İHLAL ETMESİ DURUMUNDA İŞVEREN NE YAPABİLİR?


a. İşveren, iş ilişkisi devam eden işçi tarafından sır saklama borcunun ihlal edilmesi durumunda işçinin iş akdini İş Kanunu 25. maddenin 1. fıkrasının (II) numaralı bendinde yer alan "ahlak ve iyi niyet kurallarına" aykırılıktan haklı nedenle feshedebilecek ve işçinin işbu eylemleri sebebi ile uğramış olduğu zararları ispat edebildiği ölçüde maddi ve manevi tazminat talep edebilecektir.

 

b. İş ilişkisi sonrası, iş sırlarının işçi tarafından üçüncü kişilerle paylaşılarak veya işçi tarafından kendi yararına kullanılarak haksız çıkar sağlamaya yönelik faaliyetlerde bulunulması durumunda sır saklama yükümlülüğünün ihlali gündeme gelecektir ve bu anlamda işverenin somut olaya göre tazminat talep etme hakkı doğacaktır.

 

8. İŞÇİNİN REKABET YASAĞI NEDİR?

 

a. İşçinin sadakat borcu yükümlülüğünün diğer önemli bir sonucu ise rekabet yasağıdır. Bu kapsamda rekabet yasağı; iş sözleşmesi devam ederken mümkün olabileceği gibi, iş sözleşmesi sona erdikten sonra rekabet sözleşmesi yapmak suretiyle de mümkün olabilecektir.

 

b. İş Sözleşmesi Devam Ederken Rekabet Etmeme Borcu;


• İş sözleşmesinin devam ettiği süreçte rekabet yasağının varlığı için herhangi bir ek anlaşma gerekmemektedir. Buna göre işçi; hizmet ilişkisinin devamı süresince işvereni ile rekabet oluşturacak işi kendi adına ya da başkası adına yapmamak, mesai saatleri dışında işverene rakip başka bir işverenin yanında çalışmamak, işverene rakip bir kuruluşa ortak olmamak ya da herhangi bir şekilde ilgisi bulunmamak yükümü altında tutulmaktadır. Sözleşmeye rekabet yasağına ilişkin madde eklenmesi ispat açısından önem taşımakta olup, iş sözleşmesine eklenmesini tavsiye etmekteyiz.

• İş sözleşmesi devam ederken işçi tarafından rekabet etmeme borcunun ihlal edilmesi hâlinde, işveren iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddenin 1. fıkrasının (II) numaralı bendi uyarınca haklı nedenle feshedebilir ve işçinin işbu eylemleri sebebi ile uğramış olduğu zararları ispat edebildiği ölçüde maddi ve manevi tazminat talep edebilir.

 

c. İş Sözleşmesi Sona Ermesinden Sonra Rekabet Etmeme Borcu;


• Sadakat borcunun bir gereği olan rekabet etmeme borcu sözleşmenin sona ermesi ile birlikte ortadan kalkacaktır. Bu sebeple iş sözleşmesi devam ederken, iş sözleşmesi sona erdikten sonra hüküm ifade etmek koşuluyla veyahut doğrudan iş sözleşmesi sona erdikten sonra işçi ile yazılı olarak rekabet sözleşmesi yapabilir ve rekabet yasağının iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra da devam etmesini sağlayabilirsiniz.

d. Bu kapsamda rekabet sözleşmesinin sahip olması gereken şartlar ise şunlardır:


• Öncelikle taraflar arasında geçerli bir iş sözleşmesi kurulmuş olmalıdır.
• Yazılı olarak yapılmak zorundadır.
• Rekabet yasağına ilişkin kayıtlar, her iki tarafın menfaatlerini dengeleyecek şekilde olmalıdır.
• İşçinin fiil ehliyetine sahip olması gerekmektedir.
• İşverenin korunmaya değer bir haklı menfaatinin bulunması gerekmektedir.
• Her çalışana rekabet yasağı getirilemeyecektir. İşçinin yaptığı işin işverenin müşteri çevresi, üretim sırları veya işverenin yaptığı işler hakkında bilgilerden en az birine sahip olmaya elverişli olması gerekmektedir.
• İşçinin edinebileceği bilgilerin kullanılmasının işverene önemli derecede zarar verebilecek ölçüde olması gerekmektedir.
• Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin konusu bakımından uygun olmayan ve aşırı nitelikte olan sınırlamalar içermemelidir.

e. Rekabet Yasağı Sözleşmesi Üç Bakımdan Sınırlandırmalara Sahiptir;


• Süre Bakımından Sınırlandırma: Özel durum ve koşullar hariç, 2 yılı aşamayacaktır. Ancak özel durum ve koşullarda, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürmüyor ise daha uzun bir süre kararlaştırılabilecektir.
• Konu Bakımından Sınırlandırma: Rekabet yasağının geçerli olabilmesi için, yasağın konu bakımından da sınırlandırılmış olması gerekir. Yani işçinin rekabet yasağı kapsamında yapamayacağı iş türü ya da türleri, sözleşmede açık bir şekilde gösterilmelidir. Buradaki sınırlandırma, işverenin tüm faaliyet alanı ile değil, işçinin yapmakta olduğu işle ilgili olmalıdır.
• Yer Bakımından Sınırlandırma: Rekabet yasağının geçerli olabilmesi için, yer bakımından da sınırlandırılmış olması gerekir. Söz konusu yer; ölçülülük ilkesine uygun olarak coğrafi bölge veya şehir olarak belirtilebilir. Ancak ilgili yerin tüm Türkiye olarak öngörülmesi, rekabet yasağının geçersiz sayılması sonucunu doğuracaktır.

 

9. REKABET YASAĞI SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIĞIN SONUÇLARI NELERDİR?

 

a. Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, kusursuzluğunu ispatlayamadığı sürece bunun sonucunda işverenin uğradığı tüm zararları gidermekle yükümlüdür. Bunun yanında, yapılan sözleşmeye eklenecek madde ile işçiden cezai şart talep edilebilecektir. Cezai şartın fahiş nitelikte olmaması gerekmektedir. Zira üst derece mahkeme hâkimlerinin takdir hakları çerçevesinde cezai şartta indirime gittiği görülmektedir. Bununla beraber işçi, işverenin cezai şart miktarını aşan zararını da tazmin etmek zorundadır.

 

b. Ayrıca, iş veya rekabet sözleşmesinde yazılı olarak kararlaştırmak şartı ile işçinin rekabet yasağına aykırı davranışının sonlandırılmasını da talep edebilirsiniz.

 

c. Rekabet yasağına ilişkin tazminat taleplerinizi 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içerisinde talep edebilirsiniz.

 

10. İŞVEREN TARAFINDAN İSPAT ZORUNLULUĞU

 

a. İşveren uğradığı zararın tazmin edilebilmesi için; rekabet yasağının konu, yer ve zaman bakımından sınırlara uygun olduğunu, işçi tarafından rekabet teşkil eden bir faaliyet gerçekleştirildiğini, yasağa aykırı davranıldığını, uğradığı zararı, zararın miktarını ve yasağa aykırı davranış ile uğradığı zarar arasındaki uygun illiyet bağının varlığını ispatlamak zorundadır. İşveren; mail yazışmaları, bilgisayar kayıtları ve sair yazılı belgeler veyahut şahitler aracılığı ile bu hususları ispatlayabilecektir.

 

b. Geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesinden söz edebilmek için gerekli olan ehliyet dışındaki şartların gerçekleştiğini ispat yükü de işverene aittir.

 

11. REKABET YASAĞININ SONA ERMESİ

 

• Rekabet yasağı sözleşmesinin süresinin sona ermesi,
• Rekabet yasağı sözleşmesinin ayrıca bir bozma sözleşmesi ile sona erdirilmesi,
• Rekabet yasağının devamında işverenin gerçek bir yararının kalmaması,
• İş ilişkisi işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedilmesi veyahut işçi tarafından işverene yüklenebilen bir nedenle sona erdirilmesi hallerinde rekabet yasağı sona erecektir.

 

12. İŞ SIRRININ İŞÇİ TARAFINDAN İFŞA EDİLMESİ HALİNDE İŞÇİ HAPİS CEZASI ALABİLİR Mİ?

 

a. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanun'unun 239.maddesi kapsamında işçi tarafından yaptığı iş gereği vakıf olduğu ticari sır veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeleri, buluş ya da patentleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa edilmesi durumunda şikâyette bulunmanız halinde, işçi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve beş bin güne kadar adli para cezası verilebilecektir. Şikâyette bulunmak için 8 yıllık zamanaşımı süreniz bulunmaktadır.

 

b. İşçi tarafından üretim ve iş sırlarının hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi durumunda veyahut rekabet teşkil edecek şekilde iş şartlarına uyulmaması durumunda; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabetin sonlandırılması ve zararlarınızın giderilmesi için hukuk mahkemesinde dava açabileceğiniz gibi, işçi hakkında şikâyette bulunarak işçinin TTK m. 62 uyarınca iki yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası ile cezalandırılmasını sağlayabilirsiniz. Şikayette bulunmak için ise 6 aylık süreniz bulunmaktadır.

 

13. İŞ YERİNİN DEVRİ HALİNDE REKABET YASAĞI

 

a. Mevzuatta açık hüküm bulunmamakla birlikte iş sözleşmesi devam ederken işyerinin devredilmesi ve iş sözleşmesinde de iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra rekabet yasağının devam edeceğine ilişkin bir hüküm bulunması halinde söz konusu rekabet yasağının devralan nazarında devam edeceği kabul edilmelidir.

b.İşçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonra rekabet yasağının devam ettiği dönemde de işyerinin devri halinde aynı sonuca ulaşılması gerektiği öğretide kabul edilmektedir. 24.05.2021

 

 

Av. Kerim ALTINTAŞ & Av. Melis ERDİNÇ & Av. Sena DALAZ & Av. Hilal DÜREK

altintas@altintas.av.tr
0 212 416 77 40
www.altintas.av.tr

 

HABER ARŞİVİ İÇİN TIKLAYINIZ